Çok çok çokkkkk uzun zaman oldu .... 15 mart 2007 tarihinde yazmaya başlamışım bloguma...Bir tutku bilenler bilir vazgeçemiyor insan. Ara verdiğim zaman içerisinde özel, tüzel, genel :) hayatımda bir sürü, bir yığın değişiklik oldu. Zaman elde avuçta durmuyor; Bir kızım oldu mesela, 2,5 yaşında şimdi İpek böceğim:))) Oğlum bu sene ilkokuldan mezun oluyor. Artık 12 yaşında bir beyefendi. Annesinin ilk göz ağrısı...
Değişmeyen şeylerde var elbet; hala deli gibi tutkunum mutfağıma. Zaten bilmiyorum ki ne işim var benim bu masa başlarında? Atacaklardı şöyle beni özel bir mutfağa bak nasıl mutlu çalışırdım. Şimdi boğuş dur faturalar,irsaliyeler,çekler:((( Sonra hala tutkunum; balkonda da olsa bitkilerime, aileme, gezmeye, keşfetmeye...Kızımı büyütmeye çalıştığım süreçte yazamadım, uzak kaldım ama bundan böyle ben en azından haftada bir kez mutfağımda yapabildiklerimi ve kıssadan hisse hayatımı sizlerle paylaşıyor olacağım... Ayrı ayrı bloglar yazmak beni yoruyor biraz 3'ü bir arada bundan böyle ....Mutfak,çocuklar, hayat:)
Ve il tarifim Sakallı Poğaça İle karşınızdayım...Serpil'in mutfağı iftiharla sunar SAKALLI POĞAÇA:
*2 adet yumurta akı, sarıları üstü için kullanabilirsiniz.
*40 gr. yaşmaya
*1 su bardağı sıcak süt
*1 su bardağı sıvı yağ
*1 çorba kaşığı dolusu toz şeker
* 2 tatlı kaşığı tuz
* 7-8 bardak un (bu kısımda biraz göz kararı el yetisi)
* içi için yumuşak peynir ve maydanoz.
Hazırlanışı :Unu bir kapta maya, toz şeker ve tuz ile karıştıralım. Sıvı yağ, yoğurt ve sıcak sütü ayrı bir kapta karıştıralım, karışım mutlaka ılık olmalı. Unlu karışıma sıvı karışımı döküp şöyle bir çatalla karıştıralım, yumurta aklarını ilave edelim. Elinize hiç yapışmayacak bir hamur elde edelim. Un miktarı az gelirse azar azar un ekleyebilirsiniz. Hamurunuzun üzerini kapatıp havlu ya da büyük bir bezle sarın, kabarmaya bırakalım. Kabarınca hamuru kabın içinde iyice tekrar yoğurun, temiz tezgaha alalım. Birbirine eşit büyüklükte, mandalina kadar parçalar keselim. Her bir parçayı önce çok az yoğuralım, top şeklini verin. Topları olduğu şekilde tepsiye koyalım. Üzerlerine yumurta sarısı sürelim.180 derecede üzerleri kızarıncaya kadar pişirelim. Çıktıktan sonra biraz bıçakla aralayıp peynir sürelim sonrada ince kıyılmış maydonaza batıralım. İşte hazır afiyet bal şeker olsun :)



Son derece yoğun ve fevkaladenin fevkinde :))bir hafta geçirdim, geçiriyorum. Acayip yoğun ama keyifli)) Bu durumun kötü olan tek yanı her toplantıda bol bol kalori alıyor olmam...:(( Ve nasıl olduğunu bilmiyorum ancak bütün hafta bir türlü fotoğraf makinam yanımda olamadı. Dolayısı ile hiçbir görüntüyü sizlerle paylaşamıyorum. Bana gelen arkadaşlarımın için hazırladıklarımıda misafir telaşından ve bizim canavarların yaramazlıklarından unutmuşum.(( Olsun bende anlatırım, eskiden resim mi vardı canımmm... İnsanlar mum ışığında radyodan gelen müzik sesleriyle ve ajanslardan alınan haberlerle vakit geçirirlerdi. Komşuluk vardı değil mi? Çünkü t


Selam bütün haftasonumu gezerek geçirdim. Ama her zamanki gibi mutfağa ayıracak vaktim vardı. Cumartesi günü puf puf poğaça yaptım. Öğleden sonra oğlumla çarşıyı altüst edip domates ve salatalık fidesi aradık. Arama sonuçlarımız mutlulukla sonuçlandı:)) Kocaman bir saksı alıp hemen eve döndük. Domates ve salatalıklarımızı ektik. Bu gidişle yavaş yavaş organik gıda işine gireceğiz.... Ahhh, ahhh nerde şöyle küçük bir bahçem olsa anında ama maalesef. Canım oğluşum ne mutlu olur. Hatta abartır tavuk falanda büyütürüz gibi geliyor. Aklıma geldi, bundan 6 sene evvel en küçük kızkardeşim tutturdu tavuk büyütücem diye, mecburen bir civciv aldık. Başladık balkonda civciv büyütmeye:))Büyüdü büyüdü kocaman oldu. Ama bizim civciv yumurtlamayan cinsten çıktı o bir horozdu. Bu horoz zamanla sanki aileden biri oldu. Horoz ÇEVİK ... Fakat her beyaz etli gibi o da günü gelince midemizden yol alıp gökyüzüne çıkmalıydı. Babam ben bunu yapamam dedi, aile üyeleri biz etini yiyemeyiz dediler. Zavallı horozun makus kaderi eşimin vicdansız ellerinde son buldu. Ve komşunun tenceresinde gökyüzüyle buluştu. Yani bizde oğlumla tavuk yetiştirsek horoz çıkmadıkları sürece sadece yumurtasından faydalanır, et kısmını sanırım hediye ederiz :)) Gelelim bizim pufların tarifine:
