6 Mart 2008 Perşembe

Saç Yufkasından Tava Böreği

Son derece yoğun ve fevkaladenin fevkinde :))bir hafta geçirdim, geçiriyorum. Acayip yoğun ama keyifli)) Bu durumun kötü olan tek yanı her toplantıda bol bol kalori alıyor olmam...:(( Ve nasıl olduğunu bilmiyorum ancak bütün hafta bir türlü fotoğraf makinam yanımda olamadı. Dolayısı ile hiçbir görüntüyü sizlerle paylaşamıyorum. Bana gelen arkadaşlarımın için hazırladıklarımıda misafir telaşından ve bizim canavarların yaramazlıklarından unutmuşum.(( Olsun bende anlatırım, eskiden resim mi vardı canımmm... İnsanlar mum ışığında radyodan gelen müzik sesleriyle ve ajanslardan alınan haberlerle vakit geçirirlerdi. Komşuluk vardı değil mi? Çünkü televizyon yoktu. Bir araya gelinir uzun saatle çay eşliğinde sohbetler edilirdi. Ne güzel zamanlardı onlar bende hatırlıyorum ucundan kıyısından. Mesela çocukluğumdan en net hatırladığım; (bugün 2. baskı olacak) çok sık elektirik kesilirdi. Eğer evdeysek, hemen babacığımın etrafına civciv gibi toplanırdık. Sonra başlardı babam türk sanat müziği eserler söylemeye. Bizde ona vokal yapardık üç kız kardeş. Canım babacım. Ne keyif alırdım. Belkide şu anda musikiye olan bu sevgimin en önemli kaynağı budur. Ayyyy laf neden buralara geldi biliyorum...Söylemezsem çatlarım. Biz birkaç arkadaş türk sanat müziğini üç ayda detonesiz söyleyebileceğimiz bir kursa başlıyoruz yakında:))Oleyyyyyy... Çok mutluyum... Bugün okul aile birliği olarak belediyemizin kadın meclisinin düzenlediği dünya kadınlar günü yemeğine katıldık. Orada öğrendik kursu. Dururmuyuz hemen harekete geçildi tabii... Haftada birgün iki saat... Bu arada tabii ki bütün hanım arkadaşlarımın dünya kadınlar gününü kutlarım. Bir gün değil hergün hatırlanmak dileğiyle diyorum ve yine nostaljik bir şekilde hazılrlanan tava böreğimin tarifi ile sizleri başbaşa bırakıyorum. Ramazan ayı için yengemlerle yapmıştık saç yufkalarını.Hmm işallah bu senede yaparız ...Sıcağıda ,kurusuda ömre bedel oluyor:)) Bize bu iş için evinin kapılarını açan canım Fatma yengeme buradan tekrar teşekkürler. En güzel günler ve geceler sizlerle olsun :)) heh heh...
Saç Yufkasından Tava Böreği
Malzemeler
* 6 adet saç yufkası ( su ile ıslatılıp yarım saat bekletilecek)
İçi İçin:
* 250 gr. Kıyma
*1 baş rendelenmiş soğan
* 1 çay bardağı haşlanmış pilavlık bulgur
* sıvıyağ
* karabiber
* tuz
Hazırlanışı
* Öncelikle sıvıyağla sıvıyağ ve soğanı kavuralım
* Haşlanmış bulguru ekleyelim. Baharatları ekleyelim.
* Orta boy bir teflon tavaya sıvıyağ sürelim ve ıslattığımız yufkalardan 3 adedini koyalım. İç malzemeyi yerleştirip kalan 3 yufkayıda koyalım.
* Arkalı önlü kızarana dek ocağın en kısık ateşinde pişirelim.
* Dilediğiniz iç malzeme ile yapabilirsiniz. Afiyet olsun....

28 Şubat 2008 Perşembe

Yeni Eve İlk Misafir ve Kakaolu Islak Kurabiye

Yeni evime ilk misafirlerimi çarşamba günü itibariyle aldım. Hoş bir gündü. Kuzenim ve ailesi geldiler. İşte yukarıda yiyerek bol kalori aldığımız soframız efendim. Son zamanlarda blogumu iyice boşladığımız farkındayım. Ancak taşınmak oldukça zor inanın yeni yeni dinlenmeye başladım. bundan sonra tam gaz devam...Aşağıda sizler için yaptıklarımın resimleri ve sevgili Nino nun sayfasından aldığım Kakaolu Islak kurabiye tarifleri...İnanın tam bir browni tadındaydı. Tarifi en altta. Nino'ya sevgilerimi sunuyorum...
. ***Karaköy poğaçası (tarifi en kısa zamanda)

***Kereviz Salatası

***Çin salatası

***Kağıtta kek

Kakaolu Islak Kurabiye :))

Malzemeler


* 1 paket kakao

*1/2 Paket Oda Sicakliginda Margarin

*1 Yumurta

*1 Paket Kabartma Tozu

*1 Paket Vanilya

*1 Cay Bardagi Sivi Yag

*1 Cay Bardagi Seker

*Aldigi Kadar Un

* Üzeri için çekilmiş antep fıstığı

SURUBU ICIN

*3 Cay Bardagi Seker

*3 Cay Bardagi Su

HAZIRLANIŞI

Surup malzemelerini kucuk bir tencereye koyup, pisirin. Yogunlasan surubunuzu iyice sogutun. Surup soguduktan sonra 1 saat kadar buzdolabinda bekletin. Hamur malzemelerini karistirip, aldigi kadar unla yumusak bir hamur elde edin. Istediginiz buyuklukte toplar yapip, uzerine hafifce bastirarak, firin tepsisine dizip, 200 derecede uzeri catlayana kadar pisirin. Sicak kurabiyeleri, soguk surubun icine, hizlica batirip, cikartin ve servis tabagina alip, antep fistigiyla susledikten sonra, bir gece dinlendirdikten sonra servis yapin.AFIYET OLSUN

14 Şubat 2008 Perşembe

Beşamel Soslu Karnabahar ve Kocaman Selamlar

Herkese kocaman kucak dolusu selamlar sunuyorum:))) Uzun bir ara oldu farkındayım ama çok yoğundum. Küçük bir taşınma telaşaı yaşadık. Oğlumuzun okuluna çok daha yakın bir yere:)) Ayrıca anneannneciğide:)) Bur durum ve 4 senedir alışamadığımız muhitten eski dünyamıza dönmek biz çekirdek aileyi son derece mutlu etti. Çok şükür yerleştim. Artık işallah yazılarıma kaldığım yerden devam edeceğim. Bugün kar başladı bu da başka bir sevinç kaynağı. Tekrar buluşmamıza bizim ailece çok sevdiğimiz beşamel soslu karnabaharla dönüyorum. Zaten çoğu blogger arkadaşımın bildiğine eminim. Denemeyenlere tavsiye ederim. Ben porsiyonlar şeklinde güveçte yapıyorum. Çünkü biz sonradan ısınan fırın yemeklerini sevmiyoruz. Tek tüketimlik. Herkese tekrar merhaba ...İşte tarifimiz...
Malzemeler
* Küçük bir karnabahar (haşlanmış)
* 250 gr. kıyma
* Bir baş soğan
* 1 yemek kaşığı salça
* tuz, karabiber, kırmızı biber
* 2 yemek kaşığı zeytinyağı
* 2 çay bardağı su
Beşamel Sos İçin:
* 1 su bardağı süt
* 1 yemek kaşığı un
* 2 yemek kaşığı tereyağı
Hazırlanışı
1. Haşlanmış karnabaraları çiçek çiçek ayırıp güveç kaplarımıza yayalım. Eğer elimizdeki güveçlere fazla gelirse derin dondurucuya kaldırabiliriz.
2. Kıymamızı 2 kaşık yemek yağımızla kavuralım. İnce doğranmış soğanları, baharatı ve tuzu ekleyelim.
3. Karnabaharların üzerine kavrulmuş kıymamızı ekleyelim.
4. Bir tavada tereyağı ve unu kavuralım. Üzerine sütü ekleyelim. Arzu ederseniz biraz karabiber ve tuz ekleyebilirsiniz. Akışkan bir muhallebi kıvamında olacak.
5. Sosumuzu da kıymaların üzerine ekleyelim. 250 derecede yaklaşık 30 dk. pişirelim.
AFİYET OLSUN...


27 Aralık 2007 Perşembe

Midye Tatlısı

Annemin misafirleri için hazırladım bu tarifii ve daha kolay yapabilmeniz için adım adım resimledim. Tarif Oktay Ustadan...Misafirlerimiz kalabalık olduğundan ben iki ölçü kullandım ancak inanın bir ölçüde dahi oldukça bereketli. Biz dahil olmak üzere bütün yiyenler tadına bayıldı, hemen tarif defterleri için notlar alındı. Hakikaten çok leziz bir tatlı. Tadı çok fazla baklavayı andırıyor. Mutlaka deneyin ısrarla tavsiye ediyorum. Hem pratik hem lezzetli. Bu aralar çok yoğun olacağım belki sıklıkla yazı ekleyemem. Okul aile birliği olarak çay yapacağız. İşallah yüzümüzün akı ile çıkarız. Okullar tatile girmeden kağıt toplama kampanyası başlatıyoruz. Topladığımız kağıtlarından elde edeceğimiz gelirle işallah okulumuzun bir yıllık A4 kağıdı ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. Hem 1 ton kağıt ile 5 ağacıda kurtarmış olacağız. Geçen yıl oğlumun anaokulunda buna benzer bir kampanya düzenlenmişti. Sonunda Efe TEMA sertifaklı,9 meşe palamudu olan bir birey oldu ( derler ya 1 dikili ağacım bile yok, benim oğlumun tam 9 tane var ama benim yok):(( Böyle işte sosyal faaliyetler diz boyu... Sırası geldikçe paylaşmaya çalışıyorum işallah. Gelelim malzeme ve hazırlama bölümüne...
1 Ölçü İçin:
Malzemeler
* 1 yumurta
* yarım p. yaşmaya
* 1 çay b. sıvıyağ
* 1 çay b. süt
* 1 fiske tuz
* alabildiği kadar un
iç harcı için:
* 1 su b. iri çekilmiş ceviz
şerbeti için:
* 3,5 su b. su
* 3,5 su b. tozşeker
* yarım limon suyu
Hazırlanışı
İlk olarak karıştırma kabına süt, yağ ve yumurta alınarak çırpılır.daha sonra azar azar un ilave edilir.bu arad şerbeti de hazırlanır.başka bir kapta kabartma tozu ve limon suyu karıştırılarak hamurailave edilerek yoğrulur.hazırlanan hamur 10 - 12 bezeye bölünür.Bezeler tabak büyüklüğünde açılarak istenirse 6'şar 6'şar aralarına nişasta serpilerek üst üste konur. daha sonra hamur tepsi büyüklüğünde açılır.Açılan hamur sıkıca sarılır. Rulo haline getirilen hamur yarım saat buzdolabında bekletilir. Hamur daha sonra1 ' er parmak arayla kesilir.Kesilen hamur yan yatırılarak çay tabağı büyüklüğünde açılır.İçine ceviz konularak kapatılır.Yağlanmış tepsiye dizlir. Üzerine eritilmiş tereyağı sürülerek önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirilir.Pişen tatlı fırından çıkarılarak tatlı sıcak şerbet soğuk olacak şekilde şerbeti verilir.
Ben sunumunu kaymak kullanarak yaptım. Çok yakıştı.Siz arzunuza göre servis edebilirsiniz. İşte aşağıda adım adım midye tatlısı... Sevgiyle kalın.






Not: Bütün ceviz kullanıp,dilber dudağı şeklide verebilirsiniz...

25 Aralık 2007 Salı

Bir Bayramın Ardından Kalanlar

Herkesin geçmiş bayramı mübarek olsun diyerek başlamak istiyorum yazıma. O kadar zor geçtim ki bilgisayarın karşına vakit bulup. Umarım bu dondurucu bayramda hepinizin bayramı güzel geçmiştir. Çok ama çok hasta oldum ben bayramda. Öyle bir grip çöreklendiki bana. Ama hatrı sayılır bir soğuk vardı değil mi? Olsun yinede o bayram kokusu, havası bambaşkadır ya işallah yaşamışızdır bunu cümleten. Efendim yukarıda annem için yaptığım trufflarımın ikramlık hallerini görüyorsunuz.:))) Annem inanılmaz mutlu oldu.İşallah rabbim güç kuvvet verirse bundan sonra ben yapacağım çikolatalarımı:))) Anneciğim mutlu olsun...
Bunlarda havuç topları...Ben bayılırım havuç toplarına. Kayınvalidemler uzaklarda olduğundan ve biz onlara gidemediğmizden bunlarıda onlar için hazırlayıp, anneciğime götürdüm. Ama niyet önemli değil mi? Onlar almıştır kokusunu:)))
İşte bayramın liste başı çikolatası (hindistancevizli)

Buda annemin bir danayı devirdiğimizin ertesi günü bende koç kesicem diye tutturduğu bizimde adını Dolly koyduğumuz zavallı koçu.... Belki izleyeninizin vardır. Benim hastalığım Avrupa Yakası...Bizim çocuklarla Dolly arasında Burhanla Dollyninkine benzer bir duygusal bağ oluştu. Hala et yemiyorlar....:(((((((((((((((

Bunlarda Dollynin Şişleri....Valla iyi bakmış kendine...Babacığım ellerine sağlık. Gelecek tarifim Midye Tatlısı... Görüşmek üzere....Sevgiler:))))))))))))

19 Aralık 2007 Çarşamba

Kalktım Size Truff Yaptım:))Nice Bayramlara...

Akşam üstü bayram için küçük bir alışveriş turuna çıktım. İnanılmaz bir soğuk var, inanın hala yüzüm acıyor soğuk fena kesti. Çarşı, mağazalar, marketler alışveriş yapan insanlarla dolu. Normal zamandakinden tek farkı hemen hemen bütün insanların yüzünde bir tebessüm var. Keşke bayram hergün olsa:(((Herkes böyle hep gülse. Çocukluğumdaki bayramlarla ilgili en önemli hatıram diğer tüm çocuklar gibi olsa gerek, bayramlıklarımdı. Anneciğimin aldıklarını kardeşlerimle başucumuza hazırlar, sabahı zor ederdik. Şimdi aynı telaşı yaşa deseler yaşamayız, herşey yaşında güzel. Şimdi benim en büyük telaşım oğlumun bayramların değerini bilmesi. Bunun için çaba sarfediyorum. Mesela anneannnesi için bu truffları beraber hazırladık. Eşim çok beğendi. Ben henüz denemedim. Truffların tarifi çok kolay. Sevgili Oktay Usta'ya her cuma katılan Ayşem Hanımın tarifi.
MALZEMELER:
2 su b.kek kırıntısı yarım su b.krema 1 su b.eritilmiş çikolata fındık
HAZIRLANIŞI:
2 Su bardağı kek kırıntısı karıştırma kabına alınır.üzerine yarım su bardağı krema eklenir.iyice karıştırılır.diğer taraftançikolata benmari usuluyle ya da mikrodalga fırında eritilir.karıştırma kabına alınır.iyice yoğrulunca buzdolabında bir süre bekletilir.soğuyunca dolaptan çıkarılıp küçük küçük koparılır. İçine vişne koyularak yuvarlanır.daha sonra toz fıstığa bulanır.
Allah hergününüzü bayram gibi eylesin. Yalnızlık yanınıza hiç uğramasın. İyi bayramlar:)))
Üsteki minik sosili milföy sarmalarını yeğenim Didem yapmış çaya çağırdıklarında. Teyzecim koy diye çok ısrar etti. Bu resimler onun için. Laf aramızda daha 5,5 yaşında. Maşallah diyelimmi?

11 Aralık 2007 Salı

Çarşaf Böreğine Gellll Çeşit Çeşit

Dün annemdeydim. İşi vardı gitmek zorunda kaldı. Kızım yemekleri yaparmısın cümlesini kurunca. Bir börek açayım dedim. Aman bir hamur yoğurmuşum. Tam 4 tepsi çıktı. Aslında amacım bir tepsi börek yapmakken. Çeşit çeşit tam dört tepsi yapmak zorunda kaldım.Şimdi afiyetle yenen bu böreklerin resim ve tariflerini sunuyorum huzurlarınıza. Bana bu fikri veren Nino'yada sevgilerimi iletiyorum:))Yukarıda gördükleriniz Kıymalı çarşaf böreği....
Bunlar ıspanaklı efendim benim tercihim bunlardan yana her zaman...
Bu patatesli efendim...
Bunlarda peynirli...

BU böreklerin biri babamın elinde olduğundan resimde bulunamadı kendisi...






Buda un helvası... Gelelim tarife....
Malzemeler....
Un,tuz ve su... İstediğiniz ölçüde ve miktarda hamur yoğurup en az yarım saat dinlendirin. Küçük pazılar yapıp aralarını sıvıyağla yağlayın, 15 dakika dinlendirin. Çarşafla büyün. İstediğiniz iç malzemeyi koyun. Benim gibi çeşit çeşitte yapabilirsiniz. Detaylı bilgi için sevgili Nino'ya yönlendiriyorum sizleri. Sevgiyle kalın...

8 Aralık 2007 Cumartesi

Armut Taklidi Yapan Patatesler


Çok yoğun bir hafta yine geride kaldı. Kızkardeşim çok yakınıma taşındı onunla uğraştık. Küçük Ecem bende kaldı. Ama çok özledi annesini eee nede olsa daha süt bebeği. Bebişim:)))
Geçenlerde gittiğim bir arkadaş davetinde yedim bu armut patateslerden. Çok lezzetli. Aslında iç malzeme olarak dilediğiniz malzemeyi kullanabilirsiniz. Her zamanki gibi acelesi olan ben bu detayı ancak yerken eşim tarafından uyarılınca farkettim. Mesela içine kaşar rendesi ve kimyon çok yakışırdı. Neyse bir dahakine işallah.
Sevgili Miss'in daveti ile kayıt olduğum blog manşet çok hoşuma gitti. Böylece daha çok blogcu arkadaşla irtibata geçmiş oluyoruz. Umarım çoğu blogger farkındadır. Teşekkürler Miss:)))
Artık oğlum iyice okumaya geçti. Gördüğü herşeyi ama herşeyi okumaya çalışıyor. Bizde mutluluktan kanat takıp uçuyoruz. Allah bütün çocuklarımızın yar ve yardımcısı olsun işallah.
Gelelim pateslerimizin tarifine:
Malzemeler
1. 1 kg. patates
2. 2 adet haşlanmış yumurta sarısı
3. 1 adet yumurta
4. 5 kaşık mısır nişastası
5. tuz ve dilediğiniz tüm baharatlar ( ben karabiber ve nane kullandım)
6. Kızartmak için sıvıyağ
Hazırlanışı
***Patatesleri haşlayıp ezelim. İçine tüm malzemeyi katıp iyice yoğuralım. eğer biraz kıvamsız hissederseniz biraz un ekleyebilirsiniz. Ben katmadım ama siz mutlaka kaşar rendeside ekleyin. Armut şekli verelim. Saplarını oluşturmak için kırık spagettilerimizi kullanılım. Mutlaka bir gece dolapta bekletelim. Yoksa dağılabilirler. Şimdiden afiyet olsun. Sevgiler....

2 Aralık 2007 Pazar

MERCİMEKLİ KÖFTE


Evet nihayet uzun zaman sonunda bir tarif ekleyebilmemnin sonsuz hazzı içindeyim...:))))))Efendim bu mercimek köftesini okul aile birliği olarak öğretmenler günü için düzenlediğimiz etkinlik için yapmıştım. çok beğenilince tarifi sizlerle paylaşmak şart oldu tabii. Ben hep derim yaa bu salata mevzularında çok iyiyim ama diğer konulardada kendimi yetiştirme çabalarım son derece hızlı devam ediyor. İşsizliğin üzerimde yarattığı hasarı bu şekilde birazda olsa hafifletiyorum. gerçekten senelerini evde ev hanımı olarak geçiren birçok hanımı buradan takdir ediyorum. Çok zor, bütün gün ne yapsam diye düşünmek. Hergün birbirinin aynı yada bana çalışmaya çok alıştığım için öyle geliyor.Neyse kafanızı ağrıtmıyım. Gelelim tarifimize:
Malzemeler
* 2 su bardağı kırmızı mercimek
*4 su bardağı su haşlamak için
*1,5 su bardağı ince bulgur
* 2 baş ince kıyılmış yağda öldürülmüş soğan
*4 diş sarımsak
*1 yemek kaşığı domates salçası
*1 yemek kaşığı biber salcası
*1,5 limonun suyu
* 1 demet maydonoz
*kimyon
*karabiber
*nane
*sumak
*tuz
*1 çay bardağı zeytinyağı
Hazırlanışı
1. Önce mercimeğimizi 4 su bardağı su ile haşlayalım. İyice suyunu çekince bulguru ekleyip iyice çekene kadar demlendirelim.
2. Soğanı ve sarımsağı zeytinyağında kavuralım, salçalarında kokusunu kavurup çıkaralım.
3. Mercimeğimizin içine kavrulan soğanları, baharatları, ince kıyılmış maydonozu ve limonu,tuzu ekleyelim.
4. İyice yoğurup köfte şekli verelim. Marullarında üzerinde servis yapalım. Üzerine ben taze soğan doğradım şık duruyor. Siz başka şekilde servis edebilirsiniz.Afiyet olsun...

25 Kasım 2007 Pazar

Yalnız Gidilen İlk Sinema ve Tadı Damakta Kalan Mantı:))



Hayat herşeye rağmen devam ediyor. Esra'nın vefatı beni çok etkiledi. Zaten hala işsiz olmanın getirdiği bir depresif durum söz konusu, inanın çalışmamanın beni bu denli sıkacağını hiç düşünmezdim. Hafta içi 5 gün öyle yoğun geçiyor ki, bu yoğun günleri paylaşmak istedim sizinle... Biliyorsunuz birde okul aile birliğine girdim. İlk etkinliğimizi yaptık,çokta beğenildi öğretmenlerimiz tarafından.Öğretmenler gününe has bir etkinlikti. Benim görevim mercimek köftesi yapmaktı,özellikle kendi öğretmenimiz bizzat çok beğendiğini söyledi. Bende çok mutlu ve memnun oldum.İşallah tarifleri ve resimleri kısa zaman sonra hashaslicorekte olacak.Yukarıdaki mantılarda sevgili teyzemin elinden çıktı. Daha önce bahsetmiştim. Son derece hamarat bir hanımdır kendisi. Bu mantılar yufkaları kare kare keserek değil, her bir mantıyı tek tek açarak elde edilmiştir. Bu enfes mantının sizlerle sadece resmini paylaşıyorum. İşallah ileride tarifinide verebilirim.:)) Laf aramızda hayatımda yediğim en lezzetli mantıydı...:))


Cuma akşamı çarşıya gezmeye gittik birde ne görelim belediye bandosu konser veriyor. Ben sadece istiklal marşını okuduklarını düşünüyordum. Tabiii Efecik bu duruma çok sevindi. Artık nerede ne görse okuma çabası içinde, bilmediği her harfi verdiğimizde hop okuyor. Yazarken biraz sorunumuz var ama öğretmenimiz yazmak daha zor normal dedi. Eee anne olarak biraz telaşlanıyorum tabiii... Babamız motivasyon amaçlı yeni bir uygulam başlattı. Her hafta sonun cumartesşi günleri Efeciğin isteklerine binaen ödüllendirme çalışmaları yapıyoruz. Yukarıdaki gezintide bunlardan biri. Hemen akabinde yalnız girmek istiyorum diye tutturduğu sinemamız var. Napalım alışsın kendine güveni gelsin dedik. Sinemaya götürdük.
Onu beklerken çektim bu kasımpatıları, içimi aydınlattılar inanın, bu mevsimde...

Yalnız girilen sinemada edinilen arkadaşlar. Yaaa hayret yanii bir dakika durmadılar, şöyle bir resim alıyım dedim. Bu kadar olur. Film "Garfield Geri Dönüyor" çok güzelmiş küçük bey öyle dedi...Buda anılarımıza eklendi. İlk gidilen film "Garfield Geri Dönüyor"... Şimdilik sevgiler... İşallah en kısa zamanda mercimek köftesi tarifi ile aranızdayım..

23 Kasım 2007 Cuma

büyüleyen Mutfak Kokusuna Erken Veda...

Bu haberle nasıl sarsıldım anlatamam. Gencecik bir öğretmen. Ailesinin ve tüm sevenlerinin başı sağolsun. Tabii bütün blogcu arkadaşlarında. Mekanın cennet olsun Esra:((((

7 Kasım 2007 Çarşamba

İçli Köfte

Koca bir haftanın daha orta gününde koşuşturmadan yorgun düşmüş durumdayım.Bütün bu yoğunluğa birde okul aile birliği macerası eklendi. Tekrar işe dönmeye karar verirsem bu sosyal aktiviteler ne olacak bilemiyorum ki böyle bir niyetim var daha doğrusu başladı. Efenin doğumunda verdiğim arayı saymazsak en uzun aram oldu. Ama öylesine stresli bir işyerinde çalışıyordum ki inanın hala bile o stresi temizleyemedim ruhumdan. Sonra çalışmayı çok seven beni çok ama çok yıldırdı son işyerim. İşallah yeni işimde bu kötü duygulardan kurtulma sürem çabuklaşır. Aslında çok gel-gitler yaşıyorum. Acaba oğlumlamı ilgilenmeliyim yoksa çalışmalıyım diye. Heralde bütün çalışanların yaşadığı bir gelgittir bu:(( yada sadece bana has. En sevdiğim ve iki oğluna rağmen çalışmayı sürdüren arkadaşım bana şöyle dedi: Bende çok kararsız kaldım ama çok değil 20 yaşına geldiklerinde karşıma geçip bana ne çalışsaydın dediklerinde üzülmemek için çalışıyorum. Belki demezler ama diyebilirlerde değil mi? Bütün zorluklarına rağmen hem onlara hem kendimize vakit ayırmak, kendimiz içinde bu yaşamın kıyısına bir yerlere , birşeyler için imza atmak galiba daha doğru. İnanın yazarken bile acabalar taşıyorum:((
Ben aslen İskenderunlu bir babanın ve İzmitli bir annenin kızıyım. İskenderunlu yanım pek sever bulguru, eti, kebabı,acıyı:)) Birde midem müsaade etse:(( Oldun ben sevdiklerime yapıyorum en azından. Tarif tozlu raflardan çıktı. Yoğunluktan yeni birşeyler yapamıyorum bu ara. İşte tarifim... Sevgiler...
Malzemeler
Hamuru İçin:
* 2 su bardağı ince bulgur
* 2 su bardağı sıcak su
* yarım su bardağı un
* 1 yumurta
* 1 yemek kaşığı biber salçası
* tuz
İçi İçin:
* 250 gr. kıyma
* 2 baş ince kıyılmış soğan
* 2 yemek kaşığı biber salçası
* 2 yemek kaşığı sıvıyağ
* yarım demet maydonoz
* karabiber
* tuz
*** kızartmak için bol sıvıyağ...
Hazırlanışı
1. Önce bulguru sıcak su ile ıslatıp yarım saat bekleyelim. Geri kalan malzememizi içine ekleyip uzunca bir müddet yoğuralım. Poğaça hamuru kıvamına gelsin.
2. Kıymamızı ve soğanlarımızı kavuralım. Diğer malzemeyide ekleyip, soğutalım.
3. Hamurumuzdan cevizden biraz daha büyük parçalar koparıp, elimizle oyalım ne kadar ince olursa o kadar güzel olur. Eğer elimizi ıslata ıslata oyarsak daha kolay oyulur.
4. İçine kavrulmuş kıymamızı ekleyip üst kısmını kapatalım. Bol sıvıyağda pembeleşene dek kızartalım. AFİYET OLSUN...

2 Kasım 2007 Cuma

St. Petersburg Balmumu Heykel Sergisi

Herkese kucak dolusu selamlar vererek, hemen bu akşam gittiğim bir geziden bahsetmek istiyorum. ST. PETERSBURG balmumu heykelleri sergisi. İnanılmaz güzeldi. Ortam oldukça karanlık olduğundan resim kaliteleri oldukça düşük:(( Şehrinize gelirse eğer, şiddetle gitmeniz tavsiye olunur, bendeniz tarafından. Şimdi küçük anektotlarla gezimizden bahsedelim:
En ilginç balmumu köşesinde tüm ihtişamıyla oturan ATA'mızdı. Atamız ölmeden önce, yüzünden mask alınmış fakat devletimiz Atamızın maskını Rus devlerine vermek istemeyince yüzde yüz oranda benzememiş ama gerçekten buna rağmen çok etkileyiciydi. Şunu önemli bilgiyide paylaşmak isterim ki; Atamız ressamların ve heykeltraşların yapmakta en çok zorlandıkları yüzlerden birisine sahipmiş. Yüzde yüz oranda benzetmeleri için farklı açılardan 400 adet fotoğraf çekilmesi gerekiyormuş. Ben şöyle düşünüyorum ki Atamız daha doğarken kendine munhasır bir çok güzellikle ve farklılıkla doğmuş.
İlk olarak Avrupada ölülere duyulan saygıyı belirtme ve esrarengiz törenler düzenleme amacıyla yapılan heykeller, günümüzde yenilerek ve çeşitlenerek tarihin efsane isimlerini bizlerle buluşturuyor. Tüm gözler protez, dişler protez diş, saçlarda gerçek insan saçıdır. Bir heykel için 15 heykeltraş çalışarak 3 ayda hazırlamaktadır. Üsttte görmüş olduğunuz ünlü türk ozanı Yunus Emre'dir.
Bir devri kapatıp diğer devri başlatan Fatih Sultan Mehmet Han.
Yavuz sultan Selim Han. Kulağındaki küpesine kadar var. Küpe ile ilgili en yaygın rivayet şudur: Yavuz Sultan Selim Han Mısır seferine gittiğinde tek kulağına küpe takan insanlar görür. Sorar ve köle olduklarını öğrenir. Hemen bir küpede kendi kulağına takılmasını ister. Bende bu milletin ve bana bunu nasip eden allahımın kölesiyim diye küpe takmak istemesini açıklar.
Napolyon... PARA, PARA, PARA....:))
En ilginç gelen heykel. Bir Rus ajanı. İnanın ismini unuttum. Ama çok enteresan bir hikayesi var. Tam 25 sene kadın olarak Rusya için ajanlık yapıyor. O kadar güzel bir kadın oluyor ki bir çok teklifle karşılaşıyor ancak kabul edemiyor tabii. 25 senenin sonunda görevi sona eriyor fakat kadınlığa son derece uyum sağlayan ajan gerçekten kadınmıydım erkekmiydim çıkmazına giriyor. Dikiş dikmeyi ve yemek yapmayı öğreniyor. 80 yaşlarında öldüğünde en yakın arkadaşı dahi aslında bir erkek olduğunu o öldükten sonra öğreniyor:((
Bunun dışında hep ilgimi çeken ve dehşet verici ihtirasını okuduğumda çok etkilendiğim Hürrem Sultanla karşılaşmak çok ilginçti:)) Efendim mutlaka gidin. Şimdilik bu kadar... Sevgiler:)))