Merzifon'un meşhur Kıymalı Pidesi...
Amasya'nın Toyga Çorbası...
Ve Keşkek...
Merzifon'un meşhur Kıymalı Pidesi...
Amasya'nın Toyga Çorbası...
Ve Keşkek...
Uzun zamandır maklube yapmayı düşünüp duruyordum, nihayet geçen hafta yaptım. Ancak kesinlikle misafir olması lazım; bizim gibi 2,5 kişilik bir aile tek başımıza öğütemeyiz diyerek kardeşimi çağırdım. Methedildiği kadar güzel bir türk yemeği (yada ben öyle biliyorum) İşallah tarifini vereceğim aşağıda ancak bu hafta neler yaptığımın kısa bir özetini geçmek istiyorum...:
Yaz münasebetiyle bol bol geziyorum. Okullar açılıp oğluşumun dersleri başlayınca nasıl olsa gezemeyeceğim. Şimdiden kurtlarımı döküyorum işte. Kızkardeşimin bir arkadaşına gittik bu hafta içinde çokkk güzel manzarası var evinin. Körfezimiz tüm ihtişamıyla kanatlarımızın altındaydı. Kıyı görünen yer haritadaki tam körfezin bitim noktası. İzmitliler bilir Bağçeşmeyi bu resmi oradan çektim. Hafize'ye misafirperverliğinden dolayı teşekkürlerimi sunuyorum.
Geçen hafta sonu Adapazarına yeni açılan Ada Center alışveriş merkezine gittik alışveriş için. Gezdik gezdik karnımız açıktı ortak bir karar alarak meşhur Kazımpaşa köftesinden yemek için yola koyulduk. Fakat bir türlü aradığımız gibi , şöyle açıkhavada çocukların rahat edeceği bir yer bulamadık Kazımpaşa'da ... İşallah bir yer buluruz umuduyla ilerlerken, Zirve et adında son derece hoş ve nezih bir yer bulduk. Üstelik çocukların inanılmaz ilgisini çeken ikide sevimli devekuşu vardı burada. Sonra kuzu çevirme, kendin topla bahçesi, manda yoğurdu, çok güzel bir yerdi. Bu yüzden hepinize tavsiye ediyorum. Yolunuz düşerse akmeşeden 5 km. sonra zirve et mangal... Eğer devekuşu yumurtası yemek isterseniz 10 kişilik bir grup olarak gitmeniz lazım. Çünkü Sultanın yumurtası aynı anda tam 10 kişiyi doyurabiliryorumuş. Üsteki devekuşuda Süleyman. Çok şekerler elinizden yemek yiyebiliyorlar. Sultan 2 günde bir yumurtluyormuş. Ve yumurtladığı hergün çok sancı çekiyormuş.Yumurtası için sırada bekleyen 17 kişi varmış ama kabuğu için. Çünkü evinize koyduğunuzda asla örümcek ağı olmazmış diyerek altta resme geçelim.
Bir önceki haftada oğluma ve sınıf arkadaşı Eren'e vapur turu yaptırdım. Vapurla Değirmendereye gittik. Rüzgar vardı üçümüzde biraz korktuk açıkcası. Değirmendere fındığını bilmeyen yoktur herhalde gidince yenmezmi yedik elbette. Şimdi maklubenin tarifine geçelim....:
Güzel, harika, muazzam, şahane, sevimli, sıcak, tatlı, yorucu, fazla tok, çok uykulu, ara ara baygın, kimi zaman yaygın, fazla bronz, ohhh tv yok, eğlence çokkk, herkes ne sıcak, acaba hep burada mı kalsak, amannn ne yer ne içeriz? Biz en iyisi İzmit'e dönelim, bekle Ören biz seneye yine gelelim...
Burası Örenin plajı, akşam gün batımı yaklaşırken. Çok yerden günbatımı izledim ancak bu kadar güzelini hiç izlememiştim. Gerçekten şahaneydi. Altta resmini sizinle paylaştım.
Bol zeytin ağaçaları yol baoyunca sağlı sollu olarak karşınıza çıkıyor. Eğer yolunuz düşerse mutlaka buraların zeytinyağını ve zeytin reçelini deneyin derim. Ben zeytinyağımı aldım. Bir kış yeter bana. Ama zeytinler yağlık bilginiz olsun. Yani etsiz çekirdeği çok büyük. Eğer zeytin alacaksanız Gemliği tercih edin. Biz öyle yaptık.
İşte muazzam gün batımı.... Karşı kıyıda Akçay, Altınoluk ve Küçükkuyu var. Küçükkuyuya yolunuz düşerse Alp Balıkçılıkta balık yemenizi tavsiye ederim. Hemen sahilde çok şirin bir yer. Alışverişse amacımız Akçay akşamları bunun için ideal. Upuzun kordonda sağlı sollu dükkanlar var.
Resmi çektiğim yer Pelitköy, karşı kıyı Ören...
Ayvalık sarımsaklı plajı. Sarımsaklı 60 km. Boyunda kumsalı ve ince kumu ile mavi bayrak plajı almaya hak kazanmış. Burayı sevenler bana kızmasın ama benim gezdiğim yerler içinde en az beğendiğim burası oldu. Çünkü hiç yeşillik yok. Ben yeşili ve maviyi bir arada seviyorum. Sanıyorum bu yüzden ısınamadım buraya. Sadece denizini tavsiye ediyorum. Eğer kalacaksanız bol bol sinek savar koyun bavullara.
Müthiş Şeytan Sofrası....Böyle manzaralar ender bulunur... Sakın birşey yiyip içmeyin. Manzarayı seyredin ve kaçın... Çok pahalı.
Gömeç: Atatürk Kayalıkları. Umarım görüyorsunuzdur. Şahane başka ne denebilir ki..
İşte Assos'dayız.Hem tarihi, hemde denizi ile çok güzel bir yer. İniş yolunda sizi oldukça yaşlı yörük teyzeler karşılıyor ve ellerindekileri satmak için neredeyse yalvarıyorlar. O an o kadar kötü oldum ki anlatamam. Çok etkilendim. Hem Assos'tan hemde bu teyzelerden. Assos'da çok şık butik oteller var. Tamamı taş evler şeklinde. Tavsiye ediyorum. Hmm mutlaka midye dolmasını ve özel dondurmasınıda tadın derim.
Oooooo Truva, ilkokul beşinci sınıfta gelmiş ve tarih sever biri olarak yne aynı şekilde etkilenmiştim. Kazıldıkça altından başka güzellikler çıkan dünya mirasını, yolunuz düşerse ziyaret edin derim... Dikkatli bakarsanız camdan bakan Efeciği ve beni görebilirsiniz. Çanakkale Ezineden'de meşhur Ezine peynirimiz aldık.
Çanakkalede yolu üzerinde kendin topla bahçeleri vardı. Çok hoşumuza gitti. Ama biz Erdekten dönerken Karacabey yolu üzerinde beyaz kavun almak için durduğumuz yerde rica ettik bu olayı orada gerçekleştirdik.Soğan ve sarımsakları tezgahtan, kavunlarımızı tarladan aldık. Efecikten size beyaz kavun geliyor.

Efendim bunun dışında gezildi, keşifler yapıldı, tatilllere çıkıldı.. Sıra sıra anlatacağım şimdilik bu kadar sevgilerimi sunuyorum hepinize....Burayı çok özlemişim çokkkkkk.....
Bahar yağmurları son sürat yağıyor, aman yağsın efendim yazın susuzluk çekmeyelim. Küresel ısınma kelimesinden kormayan yoktur heralde. Evdekiler bana gülüyorlar; Efecik lambaları açık bıraktığında oğlum lambayı kapat su gidiyor diyorum. Önce anlamadılar ama anlattım onlara, elektiriği nereden alıyoruz barajlardan, barajlar ne ile çalışıyor bol bol su... Yani neymiş elektiriği kapatalım ki sular gitmesin...:)))))
Çok yoğun günler geçiriyorum. Allah izin verirse annem ve babam umreye gidecekler. Sağolsun sevenleri girmeden önce görmek için yoğun bir şekilde ziyarete geliyorlar. Malum kızkardeşimin kızları var o yardım edemiyor bu yoğunluğa:)) Öbür kızkardeşimde çalışıyor:)) Kaldımı bana bütün işler.... Olsun annem canım onun hakkını nasıl öderim ki...Bitanem benim okursun biliyorum seni çok seviyorum . İyiki senin kızınım. Babacım senide çok seviyorum. Allah kabul etsin ziyaretinizi. Ama ondan önce aşağıda size dik dik bakan katipten bahsedeyim. Oğlum ve sınıf arkadaşları Üsküdar oyununu oynadılar 23 Nisan'da. Birinci gösteri cuma günüydü. Hava güzeldi. Ama dün akşam uyuyamadık yağmur yağar diye, çünkü 2. gösteri bugündü. Çok şükür yağmadı da , çocuklarda üzülmedi. Öncelikle işallah okur: Sevgili öğretmenimiz Özlem hanıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Mesleğini bu kadar çok seven öğretmen çok nadirdir herhalde. Çok sağolun Özlem hanım. Oğlum,ben ve eşim sizi hem takdir ediyor hemde çok seviyoruz. Umarım tüm sınıfınızdaki çocuklarınızın ellerine mesleklerini aldıkları günleri görürsünüz.

Evet geçelimmi şimdi tarife:
Malzemeler:
* 1 patlıcan
* 1 kabak
* 1 patates
*3 biber
*1 soğanın halkaları
* Kızartmak için sıvıyağ
Sos İçin: * 1 şişe soda
* Koyu kıvam alacak miktarda kullanılacak un
* 1 yumurta
*tuz, karabiber
Ortasına: * 1 kase yoğurt, dereotu ve sarımsak
Hazırlanışı: Önce sosumuzu hazırlayalım. Malzemeleri soyup istediğmiz şekilde doğrayalım. Önce sosa bandırıp kızgın yağda kızartalım. Servis tabağımızın kenarlarına malzemeleri dizelim. Ortasına dereotlu ve sarımsaklı yoğurdumuzu koyalım.Servise hazır...Afiyet olsun...

Oldukça güzel bir cuma günü geçirdim. Belki duyanlarınız vardır artık Kocaelimizinde bir kayak merkezi var, işte o kayak merkezine gittik yani Kartepe'ye. Maşukiye'den çıkınca yaklaşık 18 km. tırmanıyorsunuz ve yükseldikçe aşağıdaki herşey küçükmeye başlıyor. Ben çıkarken sağıma inerken soluma bakamadım. Ayyyy :((( düşünemiyorum yani diz boyu kar ve yine tırmanıştayım.... Heralde asla kayak yapamayacağım:))) Gizlenmiş bir yüksekli korkum varmış dün açığa çıktı:(((
İşte Efeciğin çıldırdığı kar....
Sizi bilmem ama bahar beni her sene olduğu gibi yine acayip çarptı. Hiçççç yaşam enerjim kalmadı:((( İştahım kesildi (çok vardı yaaa) , sürekli nezle gibiyim... Hapşuruğum hiç bitmiyor, hep uykum varrr. Ayyy bahar geliyor tabii arkasından yaz gelecek bu güzel ama birde şu yorgunluğu olmasa. Birde beni hafif depresif yapar bahar. Sizin anlayacağınız sanki yaiamıyorum. Ordan oraya koşturan, hiç işi bitmeyen Serpil gitti yerine miskin tembel biri geldi inanın. Mutfağa girip yemek yapasım bile yok, artık stokdakilerle bloğum idare ederde evdekiler ne yer ne içer allah kerim artık:S
Benim baba tarafım İskenderun'lu. Bizim oralarda en çok et yenir tahmin edeceğiniz gibi... Üstüne üstlük koyun eti...Babam hala sever koyun etini ama biz yiyemiyoruz ağır geliyor biraz.Heralde ikinci sıradada bulgur gelir. Buda babacığımın en sevdiği yemek listesinde ilk ona girer kesin.. Sini kebabı...Şimdi geçelim buyrun mutfağa:))
Malzemeler* 4 yumurta
* 1,5 su bardağı şeker
* 250 gr. eritilmiş soğutulmuş margarin
* 1 paket vanilya
* 1 paket kabartma tozu
* aldığı kadar un
* üzeri için pudra şekeri
Hazırlanışı:
* Yumurtaların sarısı ve beyazını ayırıp ayrı ayrı kaplara koyalım. Beyazını mikserle kar haline gelene kadar çırpalım. Diğer kaptaki sarılarıda iyice çırpalım içine diğer tüm malzemeyi ilave edelim, en son yumurta beyazını ilave edelim. Aldığı kadar un koyalım ancak normal kek hamurundan biraz daha katı olacak. Yağlanmış tepsiye dökelim ve 150C derecede yaklaşık 25 dakika pişirelim. Piştikten sonra ay şekli vererelim üzerine pudra şekli dökelim. Ben ay şeklini su bardağı ile verdim ancak kurabiye kalıplarınız arasuında şekli ay olan varsa bence siz onu kullanın bayağı zor oluyor:(((( Kenarlarından çıkanlarıda buzluğa attım birgün truff yaparım diye. Afiyet olsun.:))))))))))))))))))))))))
Kocaman kucak dolusu selamlar, sevgiler ve tatlı tatlı gülüşler.... Çok, çok mutluyum... Zaman su gibi geçti ve bloğum bir yaşına girdi...:))))))
Yayın hayatına başka bir mutfakta başlayan hashaslicorek sizler için bu yeni mutfağından devam ediyor yazılarına:)))) Evet gelelim bugün gelen arkadaşlarım ve sizler için hazırladığım Portakal Pelteli Kek tarifimize. Tanımakta çok geciktiğimi düşündüğüm canım arkadaşım Funda'dan aldım tarifini. Süper bir lezzet. Ancak ben tarifteki kek yerine evde çok sayıda olan Ülker marka karışık meyveli hazır top kekleri kullandım. Bloguma nice yaşlar diliyor, tarife geçiş yapıyorum: